Bayadır bloga yazı giremiyorum çünkü canımdan çok sevdiğim, Prensesim bir tanecik Lum’im çok çok hasta.

Ha kaybettik kaybedeceğiz endişesiyle günlerdir kendimde değilim açıkçası. Dün de çok çok (bir insan için açık kalp ameliyatı kadar)  tehlikeli bir ameliyat geçirdi. Fakat hastalığı tahmin ettiğimizden çok farklı bir şey çıktı. Doğuştan kaynaklanan genetik bir hastalık. Ne yazık ki tedavisi yok. Biz kan tahlili, ultrason gibi tetkiklerini yaptırmaya devam edeceğiz. Onun dışında serum ve özel mamalarla yaşam kalitesini yükselteceğiz. Ne zaman ne olacağı hala belli değil.

Biz de ailecek mahvolduk. Çünkü Lumi 9 senedir bizimle ve bir kediden çok evlat gibi. Yüreğimiz parçalanıyor resmen. Ben zaten sakinleştiricilerle ayaktayım, yemek yiyemiyorum. Dolayısıyla blogla da hiç ilgilenemedim.

Hayat devam ediyor derler ama böyle durumlarda hayat duruyor aslında. Lumi’ye hissettirmemek için hiçbir şey yokmuş gibi davranmak cidden çok zor. Moral bu minikleri çok etkiliyormuş. Eğer ölecekmiş gibi davranırsanız hakikaten öyle düşünüp düzelmek için çabalamıyorlarmış. O nedenle ameliyatından sonra bana destek olan arkadaşlarımı eve çağırdım ve hiçbir şey yokmuş gibi oturup sohbet ettik falan filan.

Çok acı durumlar bunlar. Bir şekilde toparlanacağız. Ben de elbette yazmaya devam edeceğim. Hem kafamı da dağıtırım belki bu sayede.

Bana destek olan herkese çok teşekkür ediyorum buradan. Sizlere de hala gelip bloguma baktığınız için, twitterda destek mesajlarınızı esirgemediğiniz için çok teşekkür ederim. Böyle durumlarda destek en çok ihtiyaç duyulan şey.

Sevdiklerinizle ve sağlıkla bir ömür diliyorum hepimize.  Şimdi gidin ve sevdiklerinize sıkıca sarılın, bazen her şey için çok geç olabiliyor.

Önerilen Yazılar:

  • Yazı Önerilmedi